24 Mart 2010

Bu gün okulu kırdım ben. Hava çok güzel olur falan sanıyordum, yanıldım. Olsun, güzeldi bu gün. Hazelle buluştuk, eğlendik bayağı. Oyun Atolyesi'nin cafesi çok güzel, sen gelince götüreyim seni oraya, bir orada oturduk bu gün. Aslında gezdik bayağı ya neyse...

Pek başka şey olmadı bu gün. The Saboteur diye oyun var, II. Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki Paris'de geçiyor. Fransızların meşhur "La Resistance"ı üyesi bir sabotajcıyı kontrol ediyosun falan. Neyse, aklıma Bertolt Brecht geldi II. Dünya Savaşı falan deyince. Ondan bir şiir sunayım bu gün de sana, anlatacak pek bir şey yok çünkü.

kardeşim bir pilottu

“bir pilottu kardeşim.
güzel bir günde emri geldi.
hazır etti çantasını
güneye doğru koyuldu yola.

bir fatihti kardeşim.
yerimiz yoktu yaşamaya.
topraklar ele geçirmekti

öteden beri hayalimiz.

kardeşimin fethettiği yer şimdi
guadarrama dağlarında
boyu tam bir seksen,
derinliği bir elli.”


Bu da anadilindeki:


mein bruder war ein flieger
eines tages bekam er eine kart
er hat seine kiste eingepackt
und südwärts ging die fahrt.

mein bruder ist ein eroberer
unserm volke fehlt's an raum
und grund und boden zu kriegen, ist
bei uns alter traum.

der raum, den mein bruder eroberte
liegt im guadarramamassiv
er ist lang einen meter achtzig
und einen meter fünfzig tief.

İronik işte. Brecht'i seviyorum ben. "Good German" diye film vardı, 40'lı yıllarda Brecht için de söylenebilir,

"The Good German"

Savaş mavaş dedik; savaştan uzak, barış içinde kal bari,
Barış.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder