Eh 4 gün olmuş, oha. Ama ne yapayım be kuzum, yazacak inan pek bir şey-en azından ilgini çekebilecek bir şey- olmuyor. Yoksa her gün kalktım, çişimi yaptım yüzümü yıkadım, okula gittim-geldim, çişimi yaptım dişimi fırçaladım yattım yazabilirim; ama benim idrar yollarımın kaotik macerası şahsi kanaatimce seni pek açmayacaktır.
Bu gün halsizdim biraz iki gündür hasta gibiyim, bir de önceki gün arkadaş evinde toplanıldı geç yatıldı falan; gitmedim dersaneye. İhtiyacım olmadığı halde fazladan fazladan uyudum. Önümüz- yarından itibaren- sınav haftası vol.2 malumunuz. Lazım o uykular bana.
Dün İdil aradı sonunda, Doruk, Melis ve Derinle Beyoğlu'ndaydım o ara, konuşamadık. Bu gün ben aradım, konuştuk ama. Neyse, dur. Biz dün(Cumartesi) Derin, Hakan, Ben ve Ece Alice'e gidecektik. İstanbul'da hem tiridi hem de ingilizce olarak bir tek İstinye'de varmış, dedik "Gidelim, hem macera falan olur, hem de hava güzel, karşıda gezer Otraköy falan yaparız". Çı. Olmadı. Ece paso dersane eken bir arkadaş olduğu için izin alamadı falan. C.tesi sabahı geldi, Derin çok hevesli, ne yapıp edip eğlendirmek gerek dedim, mecbur götürecez karşıya artık.
Dersaneden çıktım, Melis aradı. Doruğun sevgilisi bu. Doruk da çok değişti zaten. Romanya'ya bilgisayar bağımlısı, 85 kilo ve faşist gönderdiğim Doruk; iki sene sonra 69 kilo, sosyal ve sosyalist bir adam olarak döndü, yetmedi bi' de manita falan yaptı. Kız da pek bi gözel tu tu tu tu maşala. Neyse amaan yaşlı teyzeler gibi ben de... Neyse açtım telefonu Doruk çıktı kızın telefonunundan diyo " Abi kave dünyasındayız, gel." Dedim "iyi gelelim." Derini falan aradım, bunları kafaladım, hoop attık kendimizi İstiklal'e.
Hava çok bi' güzeldi, People Are Strange söylendi tüm karga seslerin elbirliğiyle, şapka alındı falan. Arada Doruk gitti bir de Dev-Lis dergisi falan aldı, güldüm bıyık altından.Ruh hastası bir ideolojinin(faşizm) sempatizanı olacağına, gitsin "Komünüs" olsun bari, razıyım ben.
Akşamında Derini evine yollayıp, biz de siteye yollandık üçlü olarak( üçlü derken yanlış anlaşılmasın tirisam felan..). Melislerin ev boşmuş, toplandık kısa sürede, ben içilsin sıçılsın insanlar eğlensin diye bayağı dil döktüm Melise, zar zor izin verdi. Ben bi bira adamıyım uzun süredir de, diğerleri değil işte. Bayağı içildi sıçıldı, kusup uğraştıran çoksarhoşkız bile vardı, ben Melise bir güzel mahcup oldum, ama gönlünü de aldım hemencik. Galiba insanları kafalayabiliyorum lan yıh yıh deyip sevindim, gece bir gibi Uzerle attık kendimizi bir taksiye, dağıldık evlere.
Sana bunu yazdığım sırada, Ertesi gün, çalıştığı bir tarih ve çalışmayı servise ertelediği bir felsefe sınavı olan Barış'ım ben. Alabildiğine pazar burada, yağmur panjurlarımı dövüyor ve yarın sabah, yeni bir haftaiçi buhranı başlıyor.
İnsanın yaşadığını ancak ömrünün yedi de birinde hissedebilmesi biraz trajik bence diye düşünen,
Barış.
Not: İnsanın sabah "Kaderin Sesi" ile uyanması nasıl "cool" bir şeydir ey Allah'ım! Teşekkürler bolca. =)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder